Online ve Dijital PazarlamaSosyal Medya

Online acente blogunuzda kaçınmanız gereken 3 hata

Online acentenizin blogu hedef kitlenize ulaşmak ve müşterilerinizle daha iyi iletişim kurmak için önemli bir dijital pazarlama aracı olmanın yanında, web sitenize yapacağınız yönlendirmeler ile organik trafiğinizi artırmanıza da yardımcı olabilir.

Online acentenizin blogunda kampanyalara ve okuyucularınızın ilgisini çekecek farklı türde içeriklere yer verebilirsiniz. Ancak okuyucuların takip etme eğiliminde oldukları kurumsal blogların ortak noktalarının, fayda sağlayan içerikler olduğunu da hatırlamak gerekiyor. Şirket haberlerinin ötesinde, sektöre ilişkin bilgilendirici yazılar ve araştırma raporları gibi okuyuculara fayda sağlayacak içerikler paylaşmak, kurumsal blogunuza değer katabilir.

HotelRunner olarak bugüne kadar sizlerle içerik pazarlaması ve web sitesi yönetimi gibi pek çok konuda başarılı olmanıza yardımcı olabilecek ipuçları paylaştık. Bu yazımızda ise firma bloglarında sıkça tekrarlanan bazı hataları ele almaya çalışacağız.

İşte online acente blogunuzun yönetiminde kaçınmanız gereken 3 hata…

1. Blogu sadece reklam amaçlı kullanmak

Acentenizin blogunu yalnızca kampanya duyuruları ve şirket bilgilerini paylaşmak için kullanıyor olabilirsiniz. Ancak içeriği bu tür bir e-bülten mantığında oluşturmak, blogunuzu okuyucular için ilgi çekici olmaktan çıkaracaktır. Okuyucular için blog içeriğini okumayı sürdürmek, onun “işime yarayacak mı?” ya da “ilgimi çekiyor mu?” sorularına verdiği yanıtın olumlu oluşuyla doğru orantılı. Bu nedenle blogunuzu sadece duyuru ve reklam amaçlı olarak kullanmak, takipçi sayınızda azalmaya yol açabilir.

Bunun yerine okuyucularınızın dikkatini çekecek faydalı içeriklere yoğunlaşmayı deneyebilirsiniz. Örneğin acente blogunuzda, tatil planlarının yoğunlaştığı dönemlerde, en çok tercih edilen tatil bölgelerine ilişkin içerikler paylaşmak faydalı olabilir.

2. Blogun web sitesine entegre olmaması

Blogunuzu size ait bir alan adı dışında; farklı bir kaynakta konumlandırmak arama motoru optimizasyonu (SEO) çalışmalarınız ve marka imajınız için olumsuz sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle blogunuzu “blog.websiteniz.com” şeklinde bir alt alan adı (subdomain) ya da “websiteniz.com/blog” gibi web sitenizdeki bir alt sayfa olarak oluşturabilirsiniz. Bu hem arama motorlarından gelen organik trafiğin web siteniz ve blog arasında bölünmesini engeller hem de kurumsal algınızı artırmaya yardımcı olur.

3. Sosyal medya paylaşımı yapmamak

Blogunuzun başarılı olması için internet kullanıcıları tarafından takip edilmesi gerekiyor. Oluşturduğunuz içeriği sosyal medya platformlarında paylaşarak daha fazla kişiye ulaştırmak, bunu sağlamanın en etkili yollarından biri. Blog içeriklerinizi sosyal medyada paylaşmadığınız takdirde blogunuz ancak sınırlı sayıda kişiye ulaşmış olacaktır. Bu nedenle oluşturduğunuz blog yazılarını, özellikle yöneticisi olduğunuz sosyal medya topluluklarında, takipçilerinizle paylaşmanız öneriliyor. Böylelikle sosyal medyadaki içeriklerinizin kullanıcılar tarafından beğenilip kendi sayfalarında paylaşılmasını da kolaylaştırabilirsiniz.

Siz de sık tekrarlanan bu hatalardan kaçınarak OTA blogunuzu daha aktif ve verimli bir kanala dönüştürebilirsiniz. Online acenteniz için HotelRunner gibi alanında deneyimli uzmanlardan oluşan güvenilir bir platform, bu aşamada işinizi oldukça kolaylaştırabilir. HotelRunner, acentenizi internete taşımak için gerek duyduğunuz teknik konularda olduğu gibi; site, blog, sosyal medya yönetimi gibi alanlarda da en büyük destekçiniz olabilir. HotelRunner hesabınızı bugünden oluşturun ve online rezervasyon almaya başlayın.

Arden Agopyan

Managing Partner

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu